Hakkımızda

Günümüzde uluslararası bir nitelik kazanan göç hareketleri, sadece göç alan devletlerde değil, küreselleşmenin hissedildiği tüm coğrafyalarda siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel boyutlarıyla gündemin ilk sıralarına yerleşmiştir. Böylelikle, toplumlar üzerinde ciddi etkisi görülen söz konusu insan hareketleri uluslararası ilişki­lerin ve politikanın temel belirleyicisi haline gelmiştir. Önemli geçiş güzergâhları üzerinde bulunan Türkiye ise söz konusu nüfus hareketlerinin odağındaki ülkelerden biridir. Bunun en somut örneği, ülkemize çeşitli amaçlarla gelen yabancıların sayılarında görülen dikkate değer artıştır. Bir yılda Türkiye'ye giriş çıkış yapan yabancı sayısı 30 milyonu, ülkemizde ikamet eden yabancı sayısı 400.000'i geçmiştir.

Türkiye Coğrafi konumu itibariyle yabancılar için doğu ile batıyı birleştiren doğal bir köprü konumundadır. Bu durumun en önemli nedeni, Türkiye'nin sahip olduğu jeopolitik önemden kaynaklanmaktadır. Göç yolları düşünüldüğünde, Türki­ye coğrafi konumu itibariyle yabancılar için Doğu ile Batıyı birleşti­ren doğal bir köprü konumundadır. Bir diğer sebep ise, Türkiye'nin artan ekonomik gücü ve sahip olduğu siyasi istikrardır.

Göç hare­ketleri açısından Türkiye'nin "geçiş ülkesi" konumu son yıllarda değişime uğramış ve ülkemiz aynı zamanda bir "hedef ülke" konumuna gelmiştir.

Bu bağlamda, göç sorunlarının etkin yönetimi açısından, dünyada­ki örnekleri gibi, görev alanına yönelik strateji ve güncel politikala­rı geliştirip uygulayan, insan hakları odaklı, nitelikli personel ve sağlam bir alt yapıyla donanmış, yetkin bir kurumsal yapılanmaya ihtiyaç duyulmuştur. Bu sebeplerden dolayı, Türkiye göç konusun­da daha etkin politikalar belirleyebilmek ve uygulayabilmek için yeni düzenlemeler getirmiştir. Bu düzenlemelerin en önemlisi, 11.04.2013 tarih ve 28615 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’dur.

Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu, etkin bir iltica ve göç yönetimini sağlam bir yasal zemine oturtarak göçmenlerin ve uluslararası koruma arayanların haklarının teminatı olmuştur. Bu Kanunla göçmen ve mülteci haklarının yasal çerçevesi uluslararası standartlara uygun hale getirilmiştir. Bu kanunla ayrıca Göç İdaresi Genel Müdürlüğü 81 İlde, 148 İlçede ve yurtdışında teşkilatlanmayı hedeflemiştir. 18 Mayıs 2015 tarihi itibariyle de İl Müdürlüğümüz iş ve işlemleri devralmış, nitelikli personeliyle ve sağlam bir alt yapıyla donanmış, “insan odaklı” bir şekilde hizmet ve faaliyetlerine devam etmektedir.
 
İl Müdürlüğümüz, göç alanına ilişkin politika ve stratejileri uygula­mak, bu konularla ilgili kurum ve kuruluşlar arasında koordinasyo­nu sağlamak, yabancıların Türkiye'ye giriş ve Türkiye'de kalışları, Türkiye'den çıkışları ve sınır dışı edilmeleri, uluslararası koruma, geçici koruma ve insan ticareti mağdurlarının korunmasıyla ilgili iş ve işlemleri yürütmek üzere faaliyetlerini sürdürecektir.

Doğu Anadolu Bölgesi’nde nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu İlimize, çeşitli amaçlarla gelen yabancıların sayılarında son yıllarda dikkate değer bir artış yaşanmıştır. Taşra teşkilatlarının işlemleri devraldığı 18 Mayıs 2015 tarihinden bu yana yoğun bir şekilde yabancıya hizmet verilmekte olup, bunların kahir ekseriyeti şehrimizde yerleşik olarak hayatlarını devam ettirmek amacını taşımaktadır.
Ayrıca bu bölgenin en gelişmiş yerleşimlerinden  biri olan şehrimiz, tarihi ve kültürel değerleri, özel ve kamu sektörü yatırımlarının yoğunluğu, ekonomi, sağlık ve eğitim altyapısının gelişmişliği, ilimizi bu anlamda nüfus hareketlerinin odağı haline getirmiştir.

Sivil bir yapılanması olan bu İl Müdürlüğün kurulmasındaki amaç; bu alandaki çalışmaların uzmanlık sahibi, yenilenmeye ve uluslararası işbirliğine açık, güncel bilgileri ve gelişmeleri yakından takip eden; kısacası süreçlerin dinamik yapısına ayak uydurabilen mekanizmalar tarafından yönetilebilmesini sağlamaktır.

Kayıt: 31.7.2015
Güncelleme:11.1.2016
Paylaş
WS05